EVLER DOLU YALNIZLIK

“Evler Dolu Yalnızlık” projesi Altındağ Belediyesi’nin Hıdırlıktepe ve Yenidoğan mahallelerinde gecekonduda yaşayan ve evlerinden edilen insanlarla birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu projede kentsel dönüşümün yok ettiği ve anıları tarihe karışan insanların hayatlarının çalınmışlığını vurgulamak istedim. Kültürel farklılıkların tarihe karıştığı bu mekanların seçiminde o yaşayan insanların tanıklıklarıyla bu çalışmayı hazırladım.
Bu bölgede birkaç farklı yerde alan araştırması yaparak, burada yaşayan insanlarla yapılan sohbetler sonunda bu projeyi gerçekleştirdim.
İplere asılan çamaşırlar komşular arasında bir samimiyet köprüsüydü. Kesişen yanyana uzanan çamaşır ipleri kadınlar arasındaki bir bağ ve mahallede olup biteni paylaşmak için bir yoldu. Bu kadar sıradan sürekli tekrarlanan sonu gelmeyen bir işti çamaşır asmak. Rengarenk sallanan çamaşırlar “yuva” demekti. Çamaşır asmak gecekondu kültüründe sıradan birşey değil, samimiyetin sıcak insan ilişkilerinin temizliğin göstergesiydi.

Zamanın çarmıhına gerilmiş bir sarkacım
Gidip gelmedeyim, ıssız kuyularında geçmişin kendi yalnızlığıma.
Naftalin kokulu anılarımda kaldı sokağın şenliği, çocuk sesleri.
Bir tespih gibi dağıldı, mahalle kahvesindeki sohbetler.
Toprağın buğusuna bulanmış ninninlerle büyümüyor çocuklar…
Bir akşamüstü yayılan yemek kokularına karışmıyor kederli yorgunluğumuz
Nasıl da kanatıyor bahçelerine saplanmış betonların soğuk sivriliği.
Evler Dolu Yalnızlık…